PDR Günleri’nde Eğitim ve Ruh Sağlığına Bütüncül Bakış

.

Bu Gönderiyi Paylaş

Kocaeli Üniversitesi Eğitim Fakültesi Psikolojik Danışmanlık ve Rehberlik (PDR) Anabilim Dalı tarafından organize edilen PDR Günleri, Prof. Dr. Baki Komsuoğlu Kongre ve Kültür Merkezi’nde gerçekleştirildi. Etkinliğe alanında uzman birçok psikolojik danışman katıldı. Sunumunu “Bugünden Yarına Psikolojik Danışmanlık” başlığıyla yapan Eski Milli Eğitim Bakanı Prof. Dr. Ziya Selçuk, PDR mesleğinin gelişmesi için önemli noktaları paylaştı.

TRAVMA DAYANIKLIK KAZANDIRIR

Türkiye’de artan depresyon ilacı kullanımına dikkat çeken Prof. Dr. Selçuk, “Travma dediğimiz şey, insanı güçlendiren, dayanıklılık sağlayan, sabırlılık gerektiren bir şeydir. Ancak çocuğa altı aydan fazla süren sistematik zararlar veriliyorsa bu, artık travmatiktir” dedi.

Bağımlılık kavramını insanların bağ kurma ihtiyacıyla ilişkilendiren Selçuk, kişinin nasıl bağ kuramadığını, niye bağ kuramadığını ve bağ kurması için neler yapılabileceğini sorgulamak gerektiğini belirtti ve şu ifadeleri kullandı

“Bir kişi yolculuk yaparken çantasını tutarak bile bu ihtiyacı gidermeye çalışır.”

TEDAVİ YAKLAŞIMI SORGULANMALI

Psikiyatrik tanı ve tedavi süreçlerinin tek tipleşmesine yönelik eleştirilerde bulunan Selçuk, “Bugünkü tedavi şekli; bu teşhis, bu ilaç ve bu ilaçla ömür boyu yaşamalısın” anlayışıyla ilerliyor dedi. Geleneksel tedavi yöntemlerine örnek vererek, yüksek tansiyonun en az yüzde 50’sinin böbrekten kaynaklandığını ve böbreğe bakılarak tedaviye başlanabileceğini belirtti.

“Normal” kavramının da fazla olumlandığını belirten Selçuk, “Normal, iyi bir şey değildir. Herkesin ya da çoğunluğun ortaklaşa içinde bulunduğu bir normdur. Herkes aynı şekilde düşünüyorsa bu normaldir” şeklinde konuştu. Bir çocuğun belirli özellikler sergilemesi ve bu özelliklerin okul sistemine uymaması durumunda, “Bu çocuk normal değil, psikoloğa para verelim, bu çocuğu norma uyduralım” yaklaşımının yanlış olduğunu ifade etti.

KÜLÜR, EĞİTİM ve HAREKET İLİŞKİSİ

Dil, kültür ve düşünce ilişkisine dikkat çeken Prof. Dr. Selçuk, “İnsanlar genellikle düşünmekten kaçınır çünkü düşünmek zor ve yorucudur. Esnek düşünebilmek için insanın bütününe bakmamız gerekir. Bir okul, bir çocuğa ne sunar diye baktığımızda verilen şeyin yüzde 90’ının bilişsel olduğunu görebilirsiniz” diyerek eğitim sisteminin sadece bilişsel değil, hareket ve duygu merkezlerini de dikkate alması gerektiğini vurguladı.

Deneyim temelli öğrenmenin önemini vurgulayan Selçuk, “Fizik merkezini harekete geçiren çocuk, orada ürettiğinden sosyal-duygusal zevk alır. Bu zevki bir unsurla birleştirip eğitimsel bir şeye dönüştürmelidir” diye konuştu. Aksi takdirde toplumun hastalanacağını ifade eden Prof. Dr. Selçuk, “Ders sırasında çantasından 37 kez bir şey alıp geri koyuyor, 7 kez çöpe gidiyor, 8 kez askıya gidiyorsa bu çocuk hareket etme ihtiyacını bu şekilde gideriyordur” diyerek somut örnek verdi.

NEFESİN ZİHNİ YENİDEN BAŞLATIR

Psikiyatri ve psikolojinin iyileşmede yüzde 50’nin üzerine çıkamadığını söyleyen Selçuk, kalan yüzde 50’lik kısmın ise komşu desteği ya da ilaç etkisiyle gerçekleştiğini ifade etti. Bu nedenle, iyileştirme mekanizmasının bireyin zihninde yeniden tanımlanması gerektiğini vurguladı.

Nefesin önemine dikkat çeken Selçuk, “Kaç kişi dakikada kaç kez nefes aldığını biliyor?” sorusunu yöneltti. Bunu bilmeyen bir PDR uzmanının mesleğini tam anlamıyla icra edemeyeceğini savundu. “Nefes, zihni sıfırlayan, odaklanmayı kolaylaştıran, ruh sağlığını iyileştiren ve bizi şimdiye odaklayan yegâne şeydir” şeklinde konuşan Selçuk, diyafram nefesi kullanmayan öğretmenlerin boyun ve bel ağrısı yaşayacağını, bu nedenle nefesin tüm kültürlerde yer aldığını ve ihmal edilmemesi gerektiğini vurguladı.

İRADE HER ŞEYİN BAŞIDIR

İrade eğitiminin altını çizen Selçuk, “İrade, insanın başkasına gücü yetse bile kendine yetebilmesidir” ifadelerini kullandı. İradesi zayıf olan kişinin zamanını, beslenmesini ve kendi işlerini yönetemeyeceğini belirten Prof. Dr. Selçuk, “Hoşlanmadığınız bir şeyi yapmak irade merkezini büyütür. Bu merkez büyüdükçe stres yönetimi kolaylaşır, sosyal medya bağımlılığı azalır, çocuklar haz erteleyebilir” dedi.

Yatay ve dikey yaşam anlayışı üzerine konuşan Selçuk, “Dikey yaşayan kendi ahlakını geliştirir, yatay yaşayan ise başkalarının ahlakına müdahale eder” diyerek bireysel olgunluğun önemine değindi. Tükenmişlik ve şefkat yorgunluğunun karıştırıldığını belirten Selçuk, tükenmişliğin aşırı efordan kaynaklanan motivasyon eksikliği, şefkat yorgunluğunun ise başkalarının sorunlarıyla başa çıkma çabalarının sonuçsuz kalmasından kaynaklandığını söyledi.

MİZACA DAYALI REHBERLİK VE BAŞARI ALGISI

“Nasihatin değeri, onu söyleyen kişinin değeri kadardır” diyen Selçuk, rehberliğin niteliğine vurgu yaptı. Güvenli bağlanmanın önemine değinerek, en çok zorlanan öğrencilerin bağ problemi yaşayanlar olduğunu ifade etti. Psikolojik danışmanlık hizmetinin yalnızca odalarda değil; sınıflarda, koridorlarda ve bahçelerde de verilmesi gerektiğini söyledi.

Mizaca dayalı rehberliğin önemine değinen Selçuk, öğrencinin yalnızca ilgisine değil, çabasına da odaklanılması gerektiğini belirtti. “Haklar ve sorumluluk dengesi bozulursa, sorun doğar” diyerek öğrencilerin haklarının sorumluluklarla desteklenmesi gerektiğini vurguladı.

“Her çocuk başarı deneyimi yaşamak ister. 10 çocuktan sadece biri istediği okula girebiliyor, kalan 9’una ise resmi olarak ‘başaramadın’ deniyor” sözleriyle eğitim sistemindeki başarı algısını eleştirdi. Başarısızlıkla etiketlenen çocukların farklı şekillerde başarılı olma ihtiyacını karşılamaya çalıştığını söyledi.

PDR’DE GELECEĞE YÖN VEREN ADIMLAR

Etkinliğin sonunda yapay zekâ konusuna da değinen Selçuk, “Yapay zekâyı bilen bir danışman olun. Bu alanda büyük bir eğilim ve başarı oranı var” diyerek yeniliklerin takip edilmesi gerektiğini ifade etti. Veli iletişimi ve grup danışmanlığının da etkin bir biçimde yürütülmesi gerektiğini belirtti.

Program, katılımcıların sorularının yanıtlanmasının ardından Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Ömer Faruk Çelik, Eğitim Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Elif Çelebi Öncü ve PDR Topluluğu Başkan Yardımcısı Elif Süreyya Çakmak tarafından Prof. Dr. Ziya Selçuk’a plaket ve çiçek takdimiyle sona erdi.

Muhabir: Gurbet Nas

Fotoğraf: Kurumsal İletişim Ofisi