Geleceği Şekillendiren Sürdürülebilir Adımlar Ele Alındı

.

Bu Gönderiyi Paylaş

Kocaeli Üniversitesi (KOÜ) Ekonomi Kulübü tarafından düzenlenen Sürdürülebilirlik Zirvesi, üniversitenin Sürdürülebilirlik Ofisi’nin yanı sıra Prometeon Türkiye ve Limak Çimento’nun katkılarıyla, Teknoloji Fakültesi’nde gerçekleştirildi. Etkinlikte, üniversite kampüslerinde sürdürülebilirlik bilincinin gelişimi, sanayideki uygulama örnekleri ve çevreye duyarlı üretim stratejileri kapsamlı biçimde ele alındı. 

KAMPÜSTEN BAŞLAYAN DÖNÜŞÜM 

Rektörlük bünyesinde faaliyet gösteren Sürdürülebilirlik Ofisi Koordinatör Yardımcısı Doç. Dr. Aysel Çetinkaya, sürdürülebilirliğin yalnızca çevresel değil, toplumsal ve ekonomik yönleriyle de ele alınması gerektiğini vurguladı. Doç. Dr. Çetinkaya, üniversite genelinde farklı fakültelerden 36 akademisyenin yer aldığı komisyonlar aracılığıyla disiplinler arası bir yapı oluşturulduğunu belirtti. Gazetecilikten jeolojiye uzanan geniş bir yelpazede akademik katkı sağlandığını ifade eden Çetinkaya, amaçlarının yalnızca kampüsün yeşillendirilmesi olmadığını; iklim değişikliğiyle mücadele, nitelikli eğitim ve kalkınma hedefleri doğrultusunda kapsamlı bir dönüşüm gerçekleştirmeyi hedeflediklerini vurguladı.  

Henüz bir buçuk yıllık geçmişe sahip olan Sürdürülebilirlik Ofisi’nin, GreenMetric 2024 sıralamasına ilk kez katılarak Türkiye genelinde 41. sırada yer aldığını belirten Doç. Dr. Çetinkaya, bu süre içinde 11 farklı etkinlik gerçekleştirdiklerini söyledi. Aynı zamanda çevre temalı sanat projeleri, atıksız yaşam atölyeleri ve komşu üniversitelerle yürütülen ortak projelerin bu çalışmalar arasında yer aldığını aktaran Çetinkaya, Mimarlık Fakültesi’nin katkılarıyla hayata geçirilen Engelsiz Kütüphane'nin ise öne çıkan uygulamalardan biri olduğunu ifade etti. 

Doç. Dr. Çetinkaya, Kocaeli Büyükşehir Belediyesi iş birliğiyle kampüste gerçekleştirilen fidan dikimleri sayesinde somut çevresel adımlar atıldığını ifade etti. Ayrıca artan karbon salımı ve doğal kaynakların tükenmesinin, sürdürülebilirliği artık bir zorunluluk haline getirdiğini vurguladı. 

HER FABRİKA SADECE ÜRETİM YERLERİ DEĞİL

 Etkinliğin ilerleyen bölümlerinde söz alan Prometeon Türkiye İç Denetim ve Sürdürülebilirlik Müdürü Gamze Başaran, gerçekleştirdiği sunumda şirketin çevresel etkileri azaltmaya yönelik üretim anlayışının yanı sıra, insan ve etik değerleri merkeze alan sürdürülebilirlik stratejilerine dikkat çekti.  

İtalya merkezli şirketin Türkiye, Mısır ve Brezilya olmak üzere üç ülkede üretim tesisi bulunduğunu belirten Gamze Başaran, Türkiye’nin ilk lastik fabrikasında yürütülen Ar-Ge çalışmalarıyla çevre dostu üretim yöntemlerinin geliştirildiğini ifade etti. Kullanım ömrünü tamamlamış lastiklerin geri dönüştürülerek yeniden değerlendirilmesinin ise şirketin öncelikleri arasında yer aldığını vurguladı. 

Başaran, Birleşmiş Milletler’in 17 sürdürülebilir kalkınma hedefi doğrultusunda yönetişimden enerji verimliliğine kadar birçok alanda proje geliştirdiklerini ifade etti. Türkiye’de LASDER ve LASİD gibi sektör birlikleriyle yürütülen iş birliklerinin önemine de değindi. Her fabrikanın sadece üretimle sınırlı kalmayıp, çevreye ve insana duyarlı süreçler geliştirmesi gerektiğini vurgulayan Başaran, bu anlayışın yaygınlaştırılması gerektiğini belirtti. 

Prometeon’un üniversitelerle iş birliği içinde yürüttüğü projeler ve uzun dönemli staj programlarıyla insan kaynağına yatırım yaptığını aktaran Başaran, çocukların eğitimi için düzenledikleri sosyal sorumluluk kampanyalarının da devam ettiğini sözlerine ekledi. 

KARBONU AZALTMAK İÇİN ATIKLAR DÖNÜŞÜYOR 

Limak Çimento’yu temsilen zirveye katılan Grup Sürdürülebilirlik Müdürü Hande Atabey ile Grup Sürdürülebilirlik Şefi Samet Çetin, firmanın Türkiye’de karbon ayak izini ilk hesaplayan kurumlardan biri olduğunu belirtti. Atabey, her ay düzenli olarak karbon salımının ölçüldüğünü ve sürecin bağımsız denetim kuruluşlarıyla, bilimsel veri temelli olarak yürütüldüğünü aktardı. 

Limak Holding bünyesinde faaliyet gösteren firmanın, Sera Gazı Yönetmeliği ve İklim Kanunu kapsamında Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı ile koordineli çalıştığını ifade eden Atabey, özellikle çimento sektörünün yüksek karbon salımı nedeniyle dekarbonizasyon yol haritalarına ihtiyaç duyduğunu vurguladı. Karbonu azaltmak amacıyla alternatif yakıt arayışında olduklarını ve düşük karbonlu yakıt üretimi için üç tesis kurduklarını aktardı. 

Atabey, kullanılan evsel atıkların belediyelerden alınarak ayrıştırıldığını ve geri dönüşüme uygun atıkların dönüştürüldüğünü; dönüşüme giremeyen atıkların ise parçalara ayrılarak çimento fabrikalarında yakıt üretiminde kullanıldığını belirtti. Çimento üretiminde hammadde ihtiyacının bulunduğunu ve doğal kaynak tüketimini azaltmak amacıyla alternatif hammaddelere yöneldiklerini, bu kapsamda mermer fabrikalarının atıkları gibi geri dönüşüme uygun olmayan atıkların değerlendirildiğini söyledi. 

Ayrıca, yenilenebilir enerji kullanımı, akıllı sayaç uygulamaları ve sıfır atık projeleriyle çevresel etkileri minimize etmeyi hedefleyen Limak Çimento’nun yeni tesis kurulumlarında biyolojik çeşitliliği korumak adına biyologlarla birlikte çalıştığını ifade etti. 

Son olarak, Atabey, bir çimento torbasının yalnızca üretim sürecini değil, aynı zamanda tüm sürdürülebilirlik bileşenlerini kapsayan kapsamlı bir süreci temsil ettiğini sözlerine ekledi. 

Muhabir: Gurbet Nas 

Fotoğraf: Elifnur Çalışkan