Okan Bayülgen: “Dil Benim Her Şeyim Bir De Evimdir”

.

Bu Gönderiyi Paylaş

Kocaeli Üniversitesi, Kocaeli Valiliği, Kocaeli Büyükşehir Belediyesi ve Kocaeli Ticaret Odası iş birliğiyle düzenlenen 15. Uluslararası Kocaeli Kitap Fuarı, bu yıl “Anadolu Mayası” temasıyla kapılarını kitapseverlere açtı. 4-12 Ekim tarihleri arasında Kocaeli Kongre Merkezi’nde gerçekleştirilen fuar, her yaştan okuru çok sayıda yayınevi, yazar, akademisyen ve sanatçıyla buluşturmaya devam ediyor. 

Kocaeli Uluslararası Kongre Merkezi Akçakoca Salonu’nda düzenlenen “Türkçemiz Evimiz” adlı söyleşide, yazar Orhan Karaağaç moderatörlüğünde Okan Bayülgen ziyaretçilerle bir araya geldi. 

 Söyleşinin başında Karaağaç, dilin çoğu zaman değerinin farkına varılamadığını vurgulayarak, “Dil, kelimeler ve sözler bizi dünyanın değişimine götürür” ifadesini kullandı. Ardından “Dil bizim neyimiz olur?” sorusunu Okan Bayülgen'e yöneltti. Bayülgen ise “Dil benim her şeyim, bir de evimdir” yanıtını verdi. Gençliğinde koltuğunun altında bir kitap taşımayı bir tür tanışma olarak gördüğünü belirten Bayülgen, “Bir kitap taşımak, yeni bir arkadaşlık kurmaya veya yeni bir insanla tanışmaya vesile olurdu. Bugünse insanlar bunu pahalı bir çanta taşımak ya da parfüm sıkmakla yapmaya çalışıyor” dedi. 

Bayülgen, konuşmasının devamında, “Bizim en önemli fonksiyonumuz konuşuyor olmamızdır” diyerek dilin insan varlığındaki yerini vurguladı. İnsanların merak duygusuyla kitap okumaları, film izlemeleri veya üretmeleri gerektiğini belirtti. Oppenheimer filminden örnek veren sanatçı, “Herkes nota okumayı öğrenebilir ama önemli olan müziği duyabilmektir” diyerek anlamın, bilgiden daha derin bir farkındalık gerektirdiğini belirtti. “Dili kim koruyacak?” sorusuna yanıt veren Bayülgen, “Dili halk koruyamaz; halk, bu görevi bazı kurumlara ve kişilere devreder. Dili koruyacak olanlar üniversiteler, akademiler ve kültür kurumlarıdır. Ancak dilin korunmasının bir yolu da yeni üretimi desteklemektir” dedi. Türkçedeki bazı dil kollarının giderek yok olduğunu söyleyen Bayülgen, “Bir dili yok etmenin en kolay yolu, o ülkenin gençlerinin dili eksik ya da bozuk kullanmasıdır” ifadesini kullandı.  

Söyleşide soruları da yanıtlayan Okan Bayülgen son olarak “Yapay zekâ dilimizi değiştiriyor mu?” sorusu üzerine bu dönüşümün farkında olmanın ve dil bilincini korumanın önemine dikkat çekti. “Tek çare kitap okumaktır. Kimseden kitap tavsiyesi almayın, kendi merakınızın peşinden gidin” ifadelerini kullandı.

Muhabir: Gizem Çelik 

Fotoğraf: Kardelen Cibooğlu