Kocaeli Üniversitesi (KOÜ) Hukuk Fakültesi’nde, kadınların uluslararası alandaki hakları ve şiddetle mücadele süreçlerinin ele alındığı “Kadına Yönelik Şiddetle Mücadele Paneli” düzenlendi. Panele konuşmacı olarak Dr. Ezel Ünal Özdemir, Dr. Mürvet Ece Büyükçalık ve Av. Elif Yetigin katıldı.
“KADINA YÖNELİK ŞİDDET TOPLUMSAL CİNSİYETE DAYALI BİR ŞİDDETTİR”
Uluslararası insan hakları sözleşmelerinin anayasalardan üstün olduğunu vurgulayarak konuşmasına başlayan Dr. Mürvet Ece Büyükçalık, kadına yönelik şiddetin aynı zamanda toplumsal cinsiyete dayalı bir şiddet türü olduğunu söyledi.
Şiddetin yaşandığı alanlarda “özel alan” kavramının geçerliliğini yitirdiğini belirten Büyükçalık, devletin bu noktada devreye girmesi gerektiğini ifade etti. Ayrıca OPUZ kararı üzerinden Türkiye’de kadına yönelik şiddetin çoğu zaman pasif şekilde karşılandığını, şikâyetlerin geri çekilmesiyle olayların kapatıldığını aktararak kadınların yaşadığı zorluklara dikkat çekti.
“TÜRKİYE’DE 112 SIĞINMA EVİ SAYISI YETERSİZ”
Kadınların önemli bir kazanımı olan İstanbul Sözleşmesi’nin bir gecede feshedildiğini söyleyen Av. Elif Yetigin, bunun kadın haklarında ciddi bir geri adım olduğunu dile getirdi. Toplumsal cinsiyet eşitliği kavramının 6284 sayılı kanunda yer almamasının da önemli bir eksiklik olduğunu ifade etti.
Devlet tarafından hazırlanan “kadına yönelik şiddet” raporlarının değerli olduğunu belirten Yetigin, şiddetle mücadelede faillerin etkili biçimde cezalandırılmasının büyük önem taşıdığını vurguladı. Türkiye genelinde şiddet gören kadınlar için yalnızca 112 sığınma evi bulunduğunu söyleyen Yetigin, bu sayının da yetersizliği nedeniyle şiddet mağduru kadınların ciddi mağduriyetler yaşadığını anlattı.
Yetigin ayrıca, karakollarda dahi kadınların terslenebildiğini, olayların çoğu zaman barıştırılarak kapatıldığını ve hatta kolluk kuvvetleri tarafından şiddete maruz kalınabildiğini dile getirdi. Boşanma süreçlerindeki ara buluculuk sisteminin de kadınları güçsüzleştirdiğini ve haklarını zayıflattığını sözlerine ekledi.
“OKULLARDA BİLE GÜVENDE DEĞİLİZ”
Öğrencilerin okullarda bile kendini güvende hissetmediğini söyleyerek bu konuya değinen Dr. Ezel Ünal Özdemir, üniversite ortamında erkek öğrencilerin hiyerarşik yapı nedeniyle daha rahat davrandığını anlattı. Kadınlara yönelik koruma mekanizmalarının eğitim kurumlarında güçlendirilmesi gerektiğini belirten Özdemir, öğrencilerin beyanlarını iletmekten bile çekindiklerini aktardı.
Bu durumun önüne geçmek için okullarda toplumsal cinsiyet eşitliği anlayışının yerleştirilmesi ve güvenli ortamın eğitim kurumlarından başlayarak yaygınlaştırılması gerektiğini savundu.
Panel, soru-cevap bölümünün ardından konuşmacılara plaket verilmesi ve toplu fotoğraf çekimiyle son buldu.
Muhabir: Adem Honaz
Fotoğraf: Hediye Dua Yıldırım, Adem Honaz