Kocaeli Üniversitesi (KOÜ) İletişim Fakültesi Radyo
Televizyon Yayıncılığı Araştırma ve Uygulama Merkezi (RATAM) bünyesinde, Seka
Deep Dreams Stüdyoları Genel Koordinatörü Yeliz Yavuz Ergün’ün katılımıyla
“Dizi Film Plato İşletmeciliği” konulu söyleşi düzenlendi. Söyleşinin
moderatörlüğünü Prof. Dr. Sedat Özel üstlendi.
Ergün, dizi film platoculuğunun Seka’daki eski fabrika
alanı ve hikâye temelli yapım anlayışıyla başladığını belirterek, platoculuğun
tek başına yürütülen bir faaliyet olmadığını vurguladı. Her yapımın kendi
ihtiyaçlarına göre özel platolar kurduğunu ifade eden Ergün, bu sürecin “gizli
kahramanlar” tarafından yürütüldüğünü söyledi. Ergün, dizi film platolarını,
film üretim sürecinde lojistik amaçlarla kullanılan bir tür dekor olarak
tanımladı.
"AMACIMIZ SOSYAL VE KÜLTÜREL BİR ALAN YARATMAK"
Ergün, Kocaeli’deki film platolarını turizme açmak istediklerini belirterek, bu platoyu bir tema parka dönüştürmeye yönelik proje başlattıklarını ifade etti. Amaçlarının sadece film çekmek değil, aynı zamanda sosyal ve kültürel bir alan yaratmak olduğunu dile getirdi.
Sadece dönem projelerine ev sahipliği yaptıklarını
belirten Ergün, platoculuğun oldukça maliyetli bir sektör olduğuna dikkat
çekti. Reklam, sanat filmi ve benzeri her proje için farklı bütçeler
oluşturduklarını, yapım ekibi, oyuncular, mekân ve yeme-içme gibi unsurların
bütçesinin plato tarafından belirlendiğini aktardı. Ergün, film, reklam ve klip
çekimlerinde yapım firmalarının sıklıkla platolardan yararlandığını ifade etti.
Ayrıca yapay zekânın gelişmesiyle gelecekte fiziksel platolara olan ihtiyacın
azalabileceğini de sözlerine ekledi.
PLATO ARKASINDA DEV BİR EKİP VAR
Kamera arkasında dekor ekibinin büyük etkisine değinen Ergün, saç-makyaj, kostüm, prodüksiyon, kurgu, ışık, ses, reji, görüntü yönetimi ve kamera gibi alanlarda toplamda 120 kişilik bir ekip çalıştığını belirtti. Ergün, malzeme ihtiyaçlarında sıvacı, marangoz, demirci ve boyacı gibi meslek gruplarından da faydalandıklarını ekledi. İstanbul’a yakın bir konumda çok sayıda plato kurulduğunu söyleyen Ergün, İstanbul’da çekim mekânı bulamayan yapımlara destek verdiklerini dile getirdi.
Platoların sadece yerli yapımlar için değil,
uluslararası projeler için de kullanıldığını belirten Ergün, daha önce İranlı
yapımcıların platoda çekim yaptığını örnek gösterdi. Bu sektörde çalışacak
kişilerin eğitimli olması ve doğru pozisyonlarda görev almasının önemine dikkat
çekti.
“YAPMAK İÇİN İNANMAK GEREKİYOR”
Söyleşide, platoculuk sektöründe çalışacak kişilerin temel özelliklerine de değinen Ergün, bu işi yapmak isteyen kişilerin gerçekten isteyerek bu sektöre girmesi gerektiğini söyledi. Platoculuğu “Olmayacak şeyleri olduran, hayal edilenleri gerçeğe dönüştüren bir meslek” olarak tanımlayan Ergün, bu işin sabır ve dayanıklılık gerektirdiğini vurguladı.
Çalışma sırasında zamanın nasıl geçtiğinin fark
edilmediğini belirten Ergün, sektörde birçok öğrenci yetiştirdiklerini söyledi
ve söyleşiyi “Hayalleri satıyoruz, hayalleri gerçekleştiriyoruz ve ne istersek
onu düşündürüyoruz” sözleriyle tamamladı.
Muhabir: Nazan Genez
Fotoğraf: Gurbet Nas & Gizem Çelik