Dijital Farkındalık Bilinci Gençlerle Paylaşıldı

.

Bu Gönderiyi Paylaş

Kocaeli Üniversitesi (KOÜ) İletişim Fakültesi'nde düzenlenen İletişim Festivali kapsamında, D-2 dersliğinde “Gelin Tartışalım, Dijital Çağda Gençlik ve Psikolojik Dayanıklılık Nedir, Ne Değildir?” etkinliği Ruh Sağlığını Geliştirme Derneği Başkanı Prof. Dr. Bülent Coşkun ve Kocaeli Üniversitesi Tıp Fakültesi Çocuk ve Ergen Ruh Sağlığı ve Hastalıkları Anabilim Dalı Öğretim Üyesi Doç. Dr. İrem Damla Çimen tarafından gerçekleştirildi. 

 Doç. Dr. Çimen, Türkiye’nin internetle tanışmasının 1996 yılında gerçekleştiğini, 2000’li yıllardan itibaren ise dijital teknolojinin büyük bir hızla geliştiğini hatırlatarak, bu dönüşümün bireylerin sosyal etkileşim biçimlerini, eğlenme ve öğrenme alışkanlıklarını ciddi biçimde etkilediğini söyledi.

FAYDA VE RİSK AYNI ANDA VAR

 İnternetin bilgiye erişim, kişisel gelişim, sosyal ilişkileri sürdürme ve eğlence amacıyla kullanıldığını belirten Doç. Dr. Çimen, faydalarının yanı sıra risklerin de göz ardı edilmemesi gerektiğini vurguladı. Sağlık sorunlarının başta geldiğini ifade eden Doç. Dr. Çimen, telefon ve tablet kullanımının duruş bozukluklarına ve görme problemlerine yol açtığını söyledi. Ayrıca kişisel görünüş kaygısı, zararlı bilgiye erişim, sanal dolandırıcılık, kimlik hırsızlığı ve internet bağımlılığı gibi pek çok tehdidin de dijital dünyanın bir parçası olduğunu belirtti.

ÜNİVERSİTE ÖĞRENCİLERİ EN YÜKSEK RİSK GRUBU

Doç. Dr. Çimen “Türkiye’de internet bağımlılığı en çok üniversite öğrencileri arasında görülüyor” diyerek pandemi süreciyle birlikte sosyal medya kullanımının arttığını ifade etti. Doç. Dr. Çimen, erkeklerin bu alanda kadınlara göre üç kat daha fazla bağımlılık geliştirdiğini belirterek, çevrim içi oyunların ve hareketsizliğin bu süreçte önemli bir rol oynadığını söyledi. Aşırı telefon kullanımının bireyin yaşam kalitesini düşürdüğünü belirten Doç. Dr. Çimen, sürekli telefon kontrol etme ihtiyacı, bu isteğe karşı koyamama, telefonsuzluk durumunda öfke ve huzursuzluk gibi belirtilerin bağımlılığın işaretleri olduğunu ifade etti. Doç. Dr. Çimen, bu bağımlılığın fiziksel ve psikolojik sorunların yanı sıra sosyal ve ekonomik sorunlara da zemin hazırladığını vurguladı. Günlük sosyal medya kullanım süresinin ortalama 2 saat 41 dakika olduğunu söyleyen Doç. Dr. Çimen, erkeklerin kadınlara oranla daha fazla zaman geçirdiğine dikkat çekti.

GELİŞMELERİ KAÇIRMA KORKUSU

“FOMO” (Fear of Missing Out) kavramına da değinen Doç. Dr. Çimen, sosyal çevredeki gelişmeleri kaçırma korkusunun bireyleri sosyal medya kullanımına yönelttiğini ve bu durumun özellikle üniversite gençliği arasında daha belirgin hale geldiğini ifade etti.

Dijital çağla birlikte siber zorbalığın da kaçınılmaz hale geldiğini belirten Doç. Dr. Çimen, bu zorbalıkların en çok dedikodu, hakaret ve utandırıcı mesajlarla kendini gösterdiğini belirtti. Seminerin sonunda Doç. Dr. Çimen, üniversite bünyesinde hizmet veren psikolojik destek birimi aracılığıyla öğrencilerin profesyonel yardım alabileceklerini hatırlattı.

Etkinlik, İletişim Fakültesi Gazetecilik Bölüm Başkanı Prof. Dr. Emel Şerife Baştürk’ün Doç. Dr. Çimen’e teşekkür belgesi takdim etmesiyle sona erdi.

Muhabir: Gurbet Nas

Fotoğraf: Elifnur Çalışkan