Süper Lig hasretiyle geçen 16 yıl, deprem felaketi,
küme düşüşler, transfer yasakları ve zor günlerle dolu bir yolculuk...
Kocaelispor tüm bu zorluklara rağmen ayakta kaldı ve sonunda yeniden Süper
Lig’e döndü. Şampiyonluğun mimarlarından Kulüp Başkanı Recep Durul, bu tarihi
başarının perde arkasını Genç Açı’ya anlattı.
Kocaelispor, 16 yıl
önce veda ettiği Süper Lig’e bu sezon yeniden “merhaba” dedi. Yıllar içinde
deprem felaketleri, ekonomik sıkıntılar ve küme düşmenin getirdiği zorluklarla
mücadele eden kulüp, zaman zaman kapanmanın eşiğine kadar geldi. Transfer yasaklarıyla
boğuştuğu dönemlerde bile sahada mücadeleden vazgeçmedi. Tüm bu zorlu süreçte
kulübün en büyük gücü, yeşil-siyah sevdalısı taraftarlar oldu. Takım Bölgesel
Amatör Lig’e kadar gerilese de Kocaelisporlular deplasmanda da kendi sahasında
da tribünleri boş bırakmadı. Bu sadakat, kulübün yeniden ayağa kalkmasında
belirleyici rol oynadı. Yıllar süren mücadele, kararlılık ve yeniden yapılanma
süreci sonunda Kocaelispor küllerinden doğdu. 2024-2025 sezonunda elde edilen
bu şampiyonluk, sadece sportif bir başarı değil, aynı zamanda bir şehir için
yeniden ayağa kalkışın simgesi oldu. Kocaelispor’un bu tarihi yükselişini ve
gelecek hedeflerini şampiyonluğun mimarlarından Kulüp Başkanı Recep Durul’dan
dinleyelim.
“SEVDANIN LİGİ OLMAZ”
16 yıl aradan sonra gelen bu şampiyonluğu siz nasıl tanımlarsınız?
Biz 16 yıllık bir özlemden bahsediyoruz. Bu açıdan bizim için çok şey
ifade ediyor. Kocaelispor kariyerimde 2 defa ağladım. Birinde takım küme
düşmüştü, diğerinde de yıllar sonra şampiyon oldu. Kocaelispor’u umut ve sevinç
kaynağı olarak tanımlayabilirim. Kocaelispor, şehrin bir markası ve değeridir.
Dolayısıyla takım lig atladığında şehir de lig atlamış oluyor. Bu takım küme de
düştü, depremler de yaşadı. O dönem futbol takımları teker teker ligden
çekilirken biz mücadelemize devam ettik. Profesyonel ekibimiz ve
futbolcularımız depremzede vatandaşlarımıza çok yardımcı oldular. Kocaelispor
bu şehrin umut kaynağıdır. İşin özü, bizim için hangi ligde oynadığımızın bir
önemi yok, sevdanın da ligi olmaz. 3 ana başlıkta bu şampiyonluğu tanımlarsak;
şehrimizin kalbi, umut kaynağı ve birlikte yükseleceğimiz kaldıraç olan
Kocaelispor’un başarı hikayesi diyebiliriz.
Kocaelispor en dipten zirveye uzanan bir hikâye yazdı. Yaşanan zor
yılların ardından bu takımı ayağa kaldırmanın sorumluluğundan bahseder misiniz?
Amatöre düşerken yönetim farklıydı. Her gelen yönetimin katkıda
bulunduğunu düşünüyorum. Ben yönetimde 4 yıldır görev alıyorum. Başarısızlıklar
yüzünden taraftar ve şehir Kocaelispor’a küsmüştü. O dönem yeni doğan çocuklar
takım tutarken 4 büyükleri tercih ediyordu. Kocaelispor bu şehrin markası ve
değeridir. Şehir olarak takımımıza destek olmamız gerektiğini düşünüyorum.
Bizim de bu değerin sorumluluklarını yerine getirmemiz gerekiyordu. Biz bu
takımı hak ettiği yere getirdik. Şampiyonluğu tüm taraftarımızla birlikte
kutladık. Her daim de takımı ileriye doğru taşıyacağız.
Kocaelispor yönetim serüveninizde unutamadığınız bir an var mı?
Ben başkan olmadan önce başkanvekiliydim. İlk maçımda rakibimiz
Göztepe’ydi. O dönem play-off mücadelesi veriyorduk. Hoca ve futbolcularımız
gitmişti. Maçı santraforsuz oynuyorduk. Mücadelede 2-0 gerideydik. Geriden
gelerek son 5 dakika içerisinde penaltı atışlarından 3 gol bulduk. Maç dramatik
bir senaryoyla başlayıp mutluluğa dönmüştü. O gün o maç benim için diriliş
hikâyesi olmuştu. Aslında o enerjiden ortaya çıkan bir başarıyı konuşuyoruz.
TRİBÜNLER TAKIMIN RUHUNU YANSITIYOR
Şampiyonluk başarısını getiren temel unsurlar nelerdir? Teknik
ekip, oyuncular ve taraftarlar açısından değerlendirir misiniz?
Öncelikle kulübün başkanının futbolu ve dinamiklerini iyi bilmesi gerekiyor
ve multidisipliner bir yapıya sahip olması gerekiyor. Bu bağlamda yönetim
yapısı ve yönetim anlayışı çok önemli hususlardan. Siz yönetici olarak iyi bir
gözlemci olmalısınız. Gözlem ve beraberinde araştırmak, size nasıl bir yol
izleyeceğinizi gösteriyor. Takım oluştururken nasıl sporcu istediğinizi
belirlemeniz gerekiyor. Hedef şampiyonluk ise, istikrarlı, takımı şampiyon
yapabilecek azimde futbolcular tercih edilmeli. Hoca da aynı şekilde
seçilmelidir. Erken kampa girmeyi çok değerli buluyorum. Çünkü uyum, ahenk ve
kaynaşma o süreçte erken oluşmuş oluyor. Biz lige hazır başladık. Seri
galibiyetler elde ettik ve ilk yarıyı da lider tamamladık. Lig devam ederken
bir hoca değişikliğine gittik. İsmet (Taşdemir) Hoca yeni bir kan oldu. Hoca, 2
sene Bodrumspor’u finale taşıdı, yani başarı içgüdüsüne sahip birini tercih
ettim. Futbolu bilmeyen bir liderin, hangi kriterle hoca getireceğine karar
vermesi zor. Başarının önemli etkenlerinden biri de tabii ki taraftar grubumuz.
Hodri Meydan, Türkiye’nin en büyük taraftar gruplarından bir tanesi. Taraftar,
takımın enerji kaynağıdır. Sahada sadece tribünleri doldurmuyorlar,
futbolcularımızı da ateşliyorlar. Taraftar kulübün yapı taşıdır ve futbola da
lezzet katar. Onlarla birlikte deplasmanlarda çok cefa çekerek nice maçlar
kazandık. Biz onlara sahip olduğumuz için çok şanslıyız. İnşallah hep birlikte
daha güzel başarılar elde ederiz.
“ŞAMPİYONLUĞU EVİMDE
GÖZYAŞLARIYLA KUTLADIM”
Bize şampiyonluk atmosferini anlatır mısınız?
Bizim maçlarımızdan önce Erzurumspor ve Karagümrük takımlarının
maçları vardı. Bu iki takım puan kaybettiğinde, biz Erzurumspor maçına çıkmadan
şampiyonluğumuzu ilan edecektik. Bu ihtimallerden birisiydi. Ve biz maça
çıkmadan bu ihtimal gerçekleşti. Kader maçı Boluspor demiştim. Boluspor,
Karagümrük takımını yendi. O kadar güzel birbirini bağlayan kader maçları oldu
ki… Tabii bu senaryo olmasa yine de şampiyon olacaktık. Ama bizim için
akıllardan silinmeyecek bir anı olarak kaldı. Maçı da evimde seyrediyordum.
Uzatmaların ardından maç bitti. Ben başladım ağlamaya, mutluluk gözyaşları.
Hüngür hüngür ağlıyorum. Telefonlarım susmamaya başladı. Tabii tarifsiz
duygular yaşıyoruz. Ve şehrin kalbi dediğimiz takımımızın Süper Lig’e
çıkmasının sevincini paylaşıyoruz. Ertesi gün meydanlarda taraftarlarımızla
büyük kutlamalar yaptık. Ve gördüğünüz gibi şehirde de zafer sarhoşluğu ve
büyük bir kenetlenme oluştu.
HER BASAMAKTA BAŞARI
Kocaelispor genlerinde Avrupa olan bir takım. Ligde kalmanın yanı
sıra Avrupa hayallerinizden bahseder misiniz?
Aslında Kocaeli taraftarının, Kocaeli camiasının genlerinde hep başarı
içgüdüsü var. Yani bu başarı içgüdüsü, onları sürekli zirvede görmek istemelerinin
sebeplerinden bir tanesi. Bazı şehirlerde, bazı taraftar gruplarında bunlar hep
var. Çünkü bu, sahip olunan başarıların tetiklemesiyle oluyor. Aslında başarı
şöyle bir şey: Bence sürecin bir parçası. Başarıya giden yol, süreç
basamaklarından geçiyor. Yani siz bir yolculuğa çıkıyorsunuz, o aşamada
basamakları çıkıyorsunuz ve orada başarı geliyor. Biz şu anda Süper Lig
basamağındayız. Süper Lig basamağında yine süreç devam ediyor. Şu hedef, bu
hedef yerine biz süreci en doğru şekilde götürmek istiyoruz. Süper Lig’de de
biz basamaktan aşağı inmek değil, sürekli çıkmanın çabası içinde olacağız.
Dolayısıyla geriye bakmıyoruz. Burada da ligi iyi bir noktada bitirmek,
şampiyon olmak ve beraberinde Avrupa kupalarına katılmak istiyoruz. Tabii ki
Avrupa kupalarında da kupa alma hedeflerimiz de var bunun içerisinde. Ondan
sonrası, sürdürülebilir bir başarıyı oluşturuyor. Bu süreçler içerisinde
bunların hepsi var. Sadece bir hedef beklentimiz yok, bir hedef içerisinde
yolculuğumuz yok. Süreç içerisinde adım adım Kocaelispor’u ileriye taşımak için
gayret göstereceğiz.
SÜRDÜRÜLEBİLİRLİK
KOCAELİSPOR’UN YENİ HEDEFİ
Finansal olarak kulübü sürdürülebilir hale getirmek adına
yürütülecek projeler nelerdir?
Evet, finansal sürdürülebilirlik derken, aslında çevresel bir
sürdürülebilirlikten bahsediyoruz. Ama bu çerçeve içerisinde finans da var.
Önce güçlü gelir kaynaklarını oluşturmak gerekiyor. Kulübün sürdürülebilir bir
hale gelmesi açısından sadece finans değil, yönetim anlayışı da sürdürülebilir
olmalı. Futbolcu seçimi, hoca seçimi de sürdürülebilir olabilir. Taraftarlarımızla
uyum ve ahenk içinde olmak da bir sürdürülebilirliği gerektiriyor. Dolayısıyla
bunların hepsi bu paketin içerisinde oluşan şeyler. Tabii Süper Lig’deyken
farklı, Birinci Lig’deyken farklı. Birinci Lig’deyken siz marka değerinizi 10
seviyelerinde tutuyorsanız, Süper Lig’e çıktığınızda bu 80-90 seviyelerine
çıkıyor, çok yükseliyor. Oradaki gelir kaynaklarınız da o oranda artacak tabii
ki. Bu oranlamayı Süper Lig belirliyor. Sponsorlarımızla daha güçlü görüşmeler
yapacağız, daha çok gelir sağlayacağız. Bu da bizim ilk aşamada temel
kaldırıcımız olacak. Bunun yanında
fiziki tesislerin yapılması, Kocaelispor’a gelir getirecek işletmelerin kurulması,
gerektiğinde belki daha ileride delegelerin iradesiyle genel kurulda
şirketleşme olabilir. Şirketleşme olduğunda yeni bir iktisat kapısı açılıyor.
İktisadi ve gelir getirici çalışmalar yapılabilir. Bu yüzden yeni yeni ayağa
kalkan, bir diriliş hikâyesi yazan bir camianın bir anda sürdürülebilir bir
yapıya kavuşması mümkün değil. Bunun kısa, orta ve uzun vadede hedefler
dahilinde yapılması gerekiyor. Bu sürecin içinde bunlar da var. Bu yüzden
amacımız, kulübü geldiği noktadan çok daha ileriye taşımak. Bu da kararlılıkta
ve sürdürülebilirlikte olacaktır. Hem finansal hem idari hem de diğer
anlamlarda Kocaelispor’u sürdürülebilir hale getirmek için çalışacağız.
KOCAELİSPOR’UN
GELECEĞİ ALTYAPIDA
Altyapı ve genç oyuncularla ilgili planlarınız var mı? Kocaelispor
bünyesinden çıkacak başarılı altyapılı futbolcuları görecek miyiz ileride?
Şu an zaten Kocaelispor’un bir altyapı akademisi var. Orada 11 grupta,
11 yaş grubunda futbolcularımız yetişiyorlar. Uluslararası tecrübeye ve lisansa
sahip, yol deneyimi olan hocalarımız nezaretinde çalışıyorlar. Zaten U-19
takımımız şampiyon oldu. U-14 takımımız da şu an Türkiye Şampiyonası’nda ilk
sekizde yer alıyor. Şu an şampiyona devam ediyor. Dolayısıyla altyapıdan A
takıma çıkacak oyuncularımız var mı? Tabii ki olacak. Orası bir üretim
fabrikası. Bir camianın altyapısı yoksa, o camianın sportif sürdürülebilirliği
olması imkânsız. Hem size gelir kaynakları konusunda destek sağlıyor hem de
buradaki takımda oynamasa bile başka şehirlerde Kocaelispor’u temsil eden bir
oyuncu olarak var oluyor. Hem şehirde para kazandırıyor hem de temsil noktasını
üstleniyor. Buradan inşallah hem A takıma hem de milli takımlara göndereceğimiz
futbolcularımız yetişecek. Biz bunu çok istiyoruz. Çünkü bir camianın geleceği
altyapıdadır. İnşallah altyapıda da güçlü bir şekilde geliyoruz. Yakın zamanda
Türk futboluna kazandıracağımız isimler çıkacak.
SÜPER LİG’E ADIM ADIM HAZIRLIK
Şampiyonluk sonrası hedefleriniz nelerdir?
Tırmanmaya devam edeceğiz. Önce Süper Lig’de iyi bir kadro
oluşturacağız. Mücadeleci, rekabetçi bir kadrodan bahsediyoruz Taraftarların da
mutlu olabileceği, camiamıza yakışan düzeyli bir takım oluşturacağız. Ve aşama
aşama hedeflerimize süreç içerisinde ulaşarak devam edeceğiz. Ben bir taahhütte
bulunmak istemiyorum. Önümüzdeki hedefleri tamamlamadan bir sonraki hedefi
önümüze koyamayız. Süreç içerisinde adım
adım başararak ilerleyeceğiz. Süper Lig’deki iklim, birinci lig iklimi gibi
değil. Orada daha çok koşan, basan, mücadeleye dayalı, atletik performansa
dayalı, mental performansa dayalı, karakteri iyi olan ve istikrarlı olan oyunculardan
oluşan bir kadro kurmalıyız. Beraberinde Süper Lig’de pes etmeyen, sürekli
kazanmak için koşan bir takımla ilerleme hedefimizi gerçekleştirmiş olacağız.
Muhabir: Hilal Güllük
Fotoğraf: Göktuğ Er, Anadolu Ajansı, Tv 41