Yol Kavgası: Taksiciler ve MartıTAG Sürücüleri Arasındaki Gerilim Derinleşiyor

.

Bu Gönderiyi Paylaş

Sarı taksiciler ve alternatif ulaşım platformları arasındaki gerilim giderek artıyor. İstanbul, İzmir ve özellikle Ankara’nın Sincan ilçesinde, kimi taksi sürücülerinin MartıTAG şoförlerine yönelik gerçekleştirdiği saldırılar, durumun ciddiyetini açıkça gözler önüne serdi. Yalnızca beş gün içerisinde dört farklı saldırı gerçekleşirken yaşanan olaylar sosyal medyada büyük yankı buldu.  

Sarı taksicilerin alternatif ulaşım platformlarıyla olan çatışması, Türkiye’de yeni bir gündem değil. Önceki yıllarda aktif olan fakat günümüzde yasaklanmış ya da kısıtlanmış Uber ve benzeri uygulamaların da sarı taksiciler tarafından hedef alındığı bilinirken bu gerilim son dönemde paylaşımlı ulaşım platformu olan MartıTAG ile yeniden alevlendi.

MartıTAG sürücülerine karşı yapılan tehditler ve sürücüleri alı koyma girişimlerini sosyal mecralarda yayımlayan taksi sürücüleri, X platformunda Martı İleri Teknoloji şirketinin kurucusu Oğuz Alper Öktem’i hedef aldıkları bir video da paylaştı. Türkiye Taksiciler Odası Başkanı Mehmet Yiğiner konu hakkında "4-5 yerde olay çıktı. Ama şoför olsun mal sahibi olsun hiç fark etmez bizim için. Biz bu arkadaşlarımızın yanındayız. Maddi manevi destekçisiyiz” dedi. MartıTAG kurucusu Öktem de sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımla konu hakkında “Alnının teriyle, bileğinin hakkıyla çalışan kiracı taksiciler ya da işini düzgün şekilde yapanlar konudan ayrı. Onların sonuna kadar Martı olarak arkasındayız. Bizim gerçekten hayret ettiğimiz sürücülerimize karşı her türlü suçu gözlerini karartarak işleyen ve üstüne üstlük işledikleri suçu kayıt altına alarak paylaşanlar. Hangi akılla mantıkla bu suçları işliyorlar anlayamıyoruz” dedi.

TAKSİCİLER NEDEN TEPKİLİ?

Taksiciler paylaşımlı yolculuk platformlarının sektörde yer almasına karşı çıkmalarının altında yatan en büyük sebep gelir kaybı yaşama korkusu. Özellikle Uber uygulamasının aktif olduğu dönemde de görüldüğü gibi, bu tür alternatif ulaşım uygulamaları özellikle güven vermesi sebebiyle yolcular arasında popüler hale gelmiş, bu durum taksicilerin kazançlarının doğrudan düşmesinde sebep olmuştu.

Ayrıca taksiciler MartıTAG ve benzeri platformların yeterince denetlenmediğini ancak kendilerinin vergi, sigorta, plaka ücreti gibi ağır yükümlülükler altında bırakıldıklarını iddia ediyor ve kişilerin kendi araçlarını ticari amaçla kullanmasına olanak tanıyan paylaşımlı yolculuk sistemini “haksız kazanç” olarak nitelendiriyorlar. Ankara’da uzun yıllar taksicilik yapan Vahap Y., paylaşımcı yolculuk uygulamalarının “Hakkımızı gasp ediyor. Çünkü devlet bize taksi piyasasında miktar olarak 6-7 milyon olan aracı T plaka olarak veriyor ve ticari olarak bizden bu parayı tahsil ediyor ve bu şekilde bizim hakkımıza giriliyor” sözleriyle yaşadıkları ekonomik mağduriyeti anlattı.

Günümüz şartlarında taksicilikle aile geçindirmenin giderek zorlaştığını ve MartıTAG gibi uygulamaların da bu ekonomik sıkışıklığı artırdığını söyleyen Vahap Y., son dönemde yaşanan MartıTAG sürücülerine yönelik saldırılar hakkında, ““İnsanların bir aile düzeni var ve bu düzen bozulunca farklı tepkiler verebiliyorlar. Olmaması gereken olayların olmasının sebebi bu. Bu soruna müdahale edilmediği için üzülerek söylüyorum ki insanlar kendi gücünü kullanmak zorunda kalıyor ve bu yüzden istenmeyen şeyler yaşanıyor” dedi. Ayrıca Vahap Y., “Eğer böyle bir sistem getiriliyorsa, o zaman bize satılan ticari plakaları bizden geri alınsın. Taksiciler Şoförler Odası da kapatılsın. Biz de bireysel araçlarımızla eşit rekabet ortamında ticari faaliyetlerimizi sürdürelim” diyerek taksicilere de MartıTAG sürücülerine sunulan imkanların verilmesini istedi.

PAYLAŞIMLI YOLCULUĞUN YASAL ZEMİNİ BULUNMUYOR

Paylaşımlı yolculuk sistemi, kişilerin kendi araçlarını belirli yönetmeliğe uygun şekilde ticari amaçla kullanmasına olanak tanıyan bir ulaşım modelidir. Bu sistem araç sahibinin gerekli izinleri alarak ve güvenlik koşullarını sağlayarak aracını başka kişilerle paylaşıp yolculuk yapmasına olanak sağlar. Yolcular da önceden belirledikleri güzergahlarda isteğe bağlı olarak eşleştikleri sürücülerle yolculuklarını gerçekleştirir. Çoğu ülkede yasal çerçeveye oturtulmuş olan bu sistemin Türkiye’de henüz bir yasal dayanağı bulunmamakta. Bu durum taksicilerin “haksız kazanç” olarak nitelendirmesine yol açıyor. Sistemin yasal çerçeveye oturtulmasıyla sektörde adil rekabet ortamının yaratılarak ve ulaşımda çeşitlilik ile vatandaş memnuniyetinin arttırılarak sorunun çözüme kavuşturulabileceğine dair görüşler mevcut. Kurucu Öktem de Türkiye hariç Avrupa kıtasının (Türkiye hariç) tamamında, Amerika kıtasının (Küba hariç) tamamında, Asya kıtasının (Kuzey Kore ve Moğolistan hariç) tamamına yakın ülkesinde paylaşımlı yolculuk hizmeti bulunduğunu, ana hedeflerinin ve taleplerinin Büyükşehir Belediyeleri’nin ve Ulaşım Koordinasyon Merkezleri’nin paylaşımlı yolculuk yönetmeliği hazırlaması olduğunu ve bu süreçte her türlü bilgi ve veri desteğini verebileceklerini belirtmişti.

 Muhabir: Elifnur Çalışkan


Galeri